Çocuklarla Pamukkale

Merhabaaa🤗

“Hadi Gülşah al bilgisayarı eline.” diyen iç sesim hiç durmuyor. Bu ara yazma isteğim artmışken bir gezi yazısı daha gelsin.🌞

Sadece deniz tatili ile kalmak istemeyen ben, bu sefer çocukları yakın lokasyondaki görülmesi gereken yerlere taşıdım. Derin bu kış sürekli “Pamukkale nasıl?” diyip durmuştu. “Hadi kalkın yarın Pamukkale’ye gidelim.” dediğimde çıldırdı. Arabamız bu sene zaten göçebeler gibi. Hemen hemen 2 aydır oradan oraya geziyoruz. Son lokasyonumuz Muğla Kıyıkışlacık’tı. Muğla’dan çok da uzun sürmeyecekti Pamukkale ama gitmişken Salda’yı da görelim diyince 1 günlük kalacak yer ayarladık.

Yine yollara revan olduk. Tavas merkezde çocuklar dayanamayınca şöyle parkı da olan bir çay bahçesi bulup mola verdik. Biz kahveleri içtik, onlar bol bol koştu. Sonrasında Denizli merkeze çevirdik direksiyonu. Tabi ki eşimin aklında tek bir şey var: Denizli kebabı:) Denizli merkezde birçok kebapçı var. Eşimin araştırmaları ile Kebapçı Halil Albaş’ı tercih ettik. Çocuklar bayıldı, öneririm. Haberiniz olsun çatal vermiyorlar. Eğer “Ben nasıl yerim diyorsanız çantanıza çatal atın:)” Ben her ortama ayak uydururum, bana çok da sorun olmadı. 🙃

Pamukkale Travertenler

Haydi Pamukkale Travertenleri’ne geçelim.

İlk ve bomba öneri geliyor: Kuzey kapısından giriş yapın. Denizli merkezden geldiğinizde ilk kapı herkesin durduğu yer. Hem park etmek zor hem çok kalabalık. Onun yerine komple dağı dolanın ve Hierapolis antik kentinden giriş yapın. Buradan travertenlere yürüyerek gitmek özellikle çocuklarla zor. Eğer yavaş yavaş antik kenti de gezeriz diyorsanız tercih sizin ama benim küçük buna çok uygun değil. Bu nedenle travertenlere giden ring minibüsüne binmeyi tercih ettik. Yarım saatte bir geliyor. kişi başı 15 TL. Hem antik kenti seyir ettik hem de direk Antik Havuz’un önüne varmış olduk. Eğer ilk kapıda durursanız Antik Havuz’a varmak için bütün travertenleri tırmanmanız gerekir. Bu da çocuklarla imkansıza yakın a dostlar.

 

İkinci öneri geliyor: Öğleden sonra saat 17.00 gibi gidin. Bu sayede yakıcı güneşi kendinize musallat etmemiş olursunuz hem de güneşin batışını izlersiniz.🌞

Antik Havuz’la devam edelim. Mutlaka görün tabi ki ama biz içine girip yüzmedik. Hem çok küçük hem çok kalabalık hem de temizliği pek de iç açıcı değil. Tercih sizin…

Biraz devamı tamamen antik kent ile birleşen Pamukkale Travertenleri…

Kesinlikle gidilmeli, görülmeli. Nasıl oluşmuş vs. Google amca ile sizin aranızda. Sorun cevap verecektir. Ben sizlere gözlemlerimi anlatayım. Travertenler karardı vs. söylense de hala bembeyaz bence. Görülmeye değer nadir yerlerden.

Üçüncü öneri: Altınıza mayo-bikini giyin ve üzerinize bir elbise takın gidin. Bu sayede ıslanmak sizi korkutmayacaktır. Çocuklara da aynı politikayı uygulayın. Burada uyarı geliyor: Sırt çantanızda ince bir havlu ve özellikle çocukları ısıtacak kıyafet olsun. Travertenlerdeki su sıcak olduğu için çocuklar çıkınca tir tir titriyor. İkinci uyarı: Travertenlere terlik vs. ile basmak yasak. Aynı zamanda çıplak ayakla da çok kaygan. Siz belki idare edersiniz ama çocukları korumak adına yanınıza kaydırmaz patikler alın. Bu sayede çocuklar daha güvende olacaktır.

Bembeyaz kayalar ve sıcacık sular içinde güneş batarken yukarıdaki kafede kahvenizi yudumlayabilirsiniz.

Haydi benden şimdilik bu kadar. Fırsat bulduğum anda Salda yazısı gelecek…

🤗🌸